Bir ajans neden kendi yazılımını geliştirir

BossyDigital'de yönetim, raporlama ve kreatif üretim için kendi araçlarımızı yazıyoruz. Hazır araçlarla neden yetinmediğimizi ve geliştirirken neler öğrendiğimizi anlatıyorum.

İçindekiler5 bölüm

BossyDigital'de son dönemde zamanımızın bir kısmını reklam panelleri yerine kod editörünün başında geçiriyoruz. Tarık ile birlikte üç araç geliştirdik. Ajans operasyonunu yönettiğimiz BossyPanel, müşteri raporlarını hazırladığımız BossyAnalytics ve reklam kreatiflerini yapay zekâyla ürettiğimiz BossyCreative. Üçü de şirket içinde, kendi işimizi kolaylaştırmak için kullandığımız araçlar.

Bir ajansın yazılım geliştirmesi ilk bakışta garip gelebilir. Piyasada proje yönetim aracı da var, raporlama aracı da, yapay zekâ ile görsel üreten araç da. Bu yazıda neden hazır araçlarla yetinmediğimizi ve geliştirirken neler öğrendiğimizi anlatıyorum.

Hazır araçlar bizim iş akışımızı bilmiyordu#

Hazır bir proje yönetim aracı herkesin işine uysun diye tasarlanıyor. Görev açılır, birine atanır, tamamlanır. Ajansta ise her görevin arkasında bir müşteri, bir reklam hesabı, bir bütçe ve onay bekleyen bir kreatif var. Bunları birbirine bağlamak için aynı bilgiyi birkaç farklı araca ayrı ayrı girdiğimiz bir düzen kurmuştuk.

BossyPanel bu dağınıklığı toplamak için ortaya çıktı. Müşteriyi, işi ve ekibi aynı yerde görüyoruz. Bir müşteriyle ilgili soru geldiğinde cevabı bulmak için beş sekme açmıyoruz.

Rapor hazırlamak, raporu yorumlamaktan uzun sürüyordu#

Her ay müşteri raporları hazırlanıyor. Veriyi farklı panellerden çekmek, tabloya dökmek, grafik hazırlamak ekibin ciddi zamanını alıyordu. Oysa raporun değerli kısmı rakamların neden öyle çıktığını anlatmak ve sonraki ay ne yapacağımıza karar vermek. Zamanın çoğu ise ilk kısma gidiyordu.

BossyAnalytics veriyi topluyor ve yapay zekâ desteğiyle ilk yorumu çıkarıyor. Ekip bu yorumu kontrol ediyor, düzeltiyor ve müşteriye özel kısmı ekliyor. Böylece toplantılarda tablolardan çok kararları konuşuyoruz.

Kreatif üretimde tutarlılık istiyorduk#

Yapay zekâ ile görsel üretmek artık zor bir iş değil. Zor olan, bir markanın yüzlerce görselinin hep aynı markaya aitmiş gibi görünmesi. Genel araçlarda her seferinde markanın renklerini, dilini ve kurallarını baştan anlatmak gerekiyordu.

BossyCreative'de marka bilgisi araçta tanımlı duruyor. Ekip yeni bir kampanya için üretim yaparken markayı tekrar anlatmakla uğraşmıyor, doğrudan fikre odaklanıyor. Strateji tarafında belirlediğimiz mesajla kreatifte ortaya çıkan iş arasındaki mesafe de böylece kısalıyor.

Geliştirirken öğrendiklerimiz#

  • En iyi özellik fikirleri ekipten geliyor. Bir aracı her gün kullanan kişi, neyin eksik olduğunu bizden önce görüyor.
  • Küçük başlamak işe yarıyor. Bir aracı ilk günden her şeyi yapacak şekilde planlamak yerine, en çok zaman kaybettiğimiz tek bir işi çözen sürümle başlamak daha hızlı sonuç veriyor.
  • Her şeyi kendimiz yazmıyoruz. Hazır aracın yettiği yerde hazır aracı kullanıyoruz, kendi aracımızı iş akışımıza gerçekten uymayan yerlerde yazıyoruz.
  • Strateji ile yazılım sandığımızdan daha yakın. İkisinde de önce kimin için ve hangi sorunu çözdüğünü netleştirmek gerekiyor.

Her ajans bunu yapmalı mı?#

Bence hayır. Kendi aracını geliştirmek zaman, bakım ve sürekli ilgi istiyor. Yazılım yazıldığı gün bitmiyor, iş akışı değiştikçe onun da değişmesi gerekiyor. Ekipte bu işi sahiplenecek biri yoksa yarım kalmış bir araç, hazır bir araçtan daha çok sorun çıkarıyor.

Bizim karar noktamız iki soruydu. Aynı işi her hafta elle tekrar ediyor muyuz? Hazır araçlar bunu çözemiyor mu? İkisinin cevabı da evetse yazmaya değer. Değilse hazır aracı kullanıp o zamanı müşteriye ayırmak daha doğru.

Araçların kısa tanıtımları Projeler sayfasında. Sonraki yazılarda her birinin nasıl geliştiğini ayrı ayrı anlatacağım.